Bebeklerin Emme İçgüdüsü

Bebeklerde birçok doğal refleks gözlemlenebilir. Emme içgüdüsü de doğuştan gelen bir reflekstir. Bir rastlantı sonucu bebeğin eli yanağına değecek kadar yüzüne yakınsa bu temas, bebeğin başını çevirip ağzını açması ve elini emmesi ile sonuçlanır. Burada bahsedilen baş çevirme hareketi de bebeğin doğuştan getirdiği reflekslerden biridir. Bebeğin yanağına dokunduğunuz zaman da başını dokunulan bölgeye çevirdiğini rahatlıkla gözlemeyebilirsiniz.

Çünkü bebekler, gelişimlerinin 12-18 ayları arasında haz kaynağının ağız bölgesine odaklandığı oral dönemden geçerler. Bu evrede bebek, çevresini ağız yoluyla keşfetmeye çalışır ve etrafında gördüğü cisimleri sıklıkla ağzına götürür. Yapılan araştırmalarda emme güdüsünün bir sonucu olarak bebeklerin yaklaşık yüzde 85’inin birinci aylarında emzik kullanmaya başladığı saptanmıştır.

Bebekler emme konusunda gerçek bir profesyoneldir. Emme antrenmanına henüz anne karnındayken başlarlar ve emdikleri ilk şey parmaklarıdır. Bebeğin midesi boş olduğunda uyarılan hipotalamus, beynin çeşitli bölgelerine gerekli sinyalleri göndermekte ve daha önce bebek hiç meme emmemiş olsa dahi, anne memesinin beyninde uyandırdığı biyokimyasal etkiden ötürü bu yapıya yönelip, emme davranışını gösterirler. Eğer bebeğinizi uyurken izlediyseniz, uykusunda bile meme emiyormuş gibi ağzını hareket ettirdiğini fark etmişsinizdir. Bebeklerde emme refleksi 7. aya kadar sürebilir. Bebekler sadece açlıktan değil, güvende hissetmek için de emmeye ihtiyaç duyarlar. Siz emzik vermeseniz de; onun ellerini, yumruklarını ağzına götürerek kendi kendini sakinleştirmeye çabaladığına şahit olabilirsiniz.

Peki, Yenidoğan Bebeklerde Emzirme Dönemleri Nasıl Olmalıdır?

Tabii ki yenidoğan bebeklerde beslenme bebeğin sağlığı konusunda çok büyük önem taşır. Ve artık anne sütünün ne kadar önemli olduğu tartışmasız kabul edilmektedir. Anne sütü bebeği beslenme yanında bağışıklık yönünden de destekler. Anne sütü yenidoğan döneminin en önemli sorunlarından sarılığı önleyen en önemli faktörlerdendir. Enfeksiyon ve alerjik hastalıklara karşı koruma sağlar. Ayrıca ilk aylarda gördüğümüz gaz, kabızlık gibi şikâyetler anne sütü ile beslenmede daha az görülür. Anne sütü ileriki yıllarda görülen şeker hastalığı, obezite, kanser ve romatizma gibi birçok hastalıklar için koruyucudur.

Ve tabii ki ideal anne sütü için annenin bakımı çok önemlidir. Doğum sonrası anne iyi beslenmeli ve iyice dinlenmelidir. Bu süreçte annenin bebeği yerince emzirmesi de elbette çok önemlidir.

Emzirme Dönemi İle Başlayan Meme Ucu Çatlağı Sorunu! 

Maalesef ki birçok annenin yaşadığı can sıkıcı bir durum olarak karşımıza çıkıyor meme ucu çatlakları… Bebeğin emmeye başladığı dönemden itibaren başlayan ve emme süresi boyunca devamlılık gösteren bir durum meme ucu çatlakları. Oluşan çatlaklar annenin emzirme dönemini tam bir kâbusa çeviriyor. Bu dönemde oluşan acı ve ağrının verdiği rahatsızlık öyle bir boyuta ulaşıyor ki,  anneler bebeklerini emzirmekten bile kaçınabiliyorlar bu acı ve ağrı durumu sonucunda. Bu da maalesef ki bebeğin anne sütünden mahrum kalmasına sebebiyet veriyor.

Doğumu yeni atlatan annelerin yaklaşık 5’i bebeğin emme pozisyonunu iyi ayarlayamadıkları için ve hatalı emzirme teknikleri kullandıkları için meme ucu çatlakları ve meme ucu yarıkları oluşuyor.  Diğer bir kesim ise doğru teknikleri bile kullansa meme ucu çatlaklarından kaçınamayabiliyor.

Siz de Meme Ucu Çatlaklarından Mı Mustaripsiniz? 

Canınızı hiç sıkmayın… Çünkü meme ucu çatlaklarına savaş açan bir ürünle tanıştırıyoruz sizi; Nursicare!

Nursicare emzirme sonrası göğüs ucu yaralarında doku hassasiyeti olan, çatlak, irrite, yaralı ve ağrılı durumlarda kullanılan acı ve ağrı sorununu ortadan kaldıran steril ve ağrı kesici özelliği olan ürün.  Emzirmeden önce asla temizlenmesi gerekmiyor. 2 gün içerisinde ciddi bir iyileşme durumu gözlemleyebiliyorsunuz. Üstelik tekrar tekrar kullanıma da uygun! Ürün sıvı ile dolduktan sonra değiştirmeniz yeterli.

Eğer meme ucu çataklarının kaderiniz olmasını istemiyorsanız, sizi Nursicare’i denemeye davet ediyoruz.